27 Şubat 2012 Pazartesi

Divan


Öz, özle, özlem...
Fincan, kahve, gözlerin
Acı, şarap, dudakların
Mendil, yaş, ağlarım...

Köpük, fal, aşık
Martı, çığlık, uzaktasın
Yasak, elma, yoksun
Çerçeve, resmin, ağlarım

Ayva, sarı, sonbahar...
Çekmece, boş, gitmişsin
Paramparça, ayrılık
Umut, yok, ağlarım...

Gündüz, gece, karanlık
Kırılgan, akşamüstü
Sırrım, aynadan bakar
Kalbim kanar, ağlarım...

Sensizliğe ağlarım...

10 Şubat 2012 Cuma

Düşünürken

Karlar düşer
Soğuk, gri bir odada
Mumun gölgesi yere düşer ağırca.
Elimde buharıyla ısındığım,
Kan rengi bir çayla
Oturuyorum battaniyemin koynunda.

Karlar düşer
Beyazlığın içinde yuvarlanan insanları
Onların heyecanını izlerim penceremden.
Pencereme düşen kar tanesi
Yokluğunu hatırlatır bana,
Kollarımın boşluğunu
Gözyaşımın duraksızlığını...

Karlar düşer
Yanımda olsan şimdi
Sarılsam, ısınsam nefesinle,
Kör olsam,
Renksiz hayatımın
Sıcak toprak rengi hapsetse beni...

Karlar düşer,
Rüzgar hüznümü savurur,
Özlem sıcacık evimde beni soğutur,
Karlar düşer ya,
Düştüklerinde ben gerçekten ağlarım...